Hepimizin bildiği klasik iktisat kuramcılarından Adam Smith fiyat ile ilgili görüşünü şu cümlelerle açıklar: “Bir şeyin gerçek fiyatı, o şeyi elde etmek için katlanacağınız zahmet ve ödeyeceğiniz bedelin toplamıdır.” Benzer biçimde, geçen yıl doksanlı yıllarında vefat eden yönetim felsefecisi ve gurusu Drucker’e göre; “İşletmelerin misyonları ve amaçları müşteri yaratmak ve onları tatmin etmektir.”.Pazarlama miyopluğu kavramının sahibi ünlü pazarlamacı T. Levitt ise işletmenin amacını, “Müşteri bulmak ve kuruluşa bağlı kalmasını sağlamak” olarak açıklamaktadır.Yeni bir yılın başlangıcında bu özlü sözleri ve düşünürleri hatırlamakta yarar görüyorum.Onların işaret ettiği şey,müşterilerin istedikleri vermeye odaklanmış “müşteri için değer yaratma”kavramı ve uygulamasıdır.
Yaşadıklarımızdan ve deneyimlerimizden biliyoruz ki ,geleneksel iş ve pazarlama uygulamalarında, her bölümde çalışanların müşteriyi kendi pencerelerinden görüp değerlendirmeleri söz konusudur. Örneğin, satış bölümü sadece satışın gerçekleşmesi açısından müşteriyi değerlendirirdi. Kredi bölümü ve çalışanları, ödemelerin istenildiği gibi olup olmadığı açısından müşteriyi ele alır, incelerdi. Halbuki bugünün müşterisi:
Kısaca, günümüz müşterisi kendisi için değer yaratanları seçip, ödüllendiriyor. Bu durum şirketlerin tüm bölümleri ve çalışanları ile “müşteri için değer yaratmayı” en üst noktaya getirmek için çalışmayı, seferber olmayı zorunlu kılmaktadır. Müşteri için değer yaratmaya yönelik yaklaşım ve değişim, resmin parçaları üzerine yoğunlaşma yerine tümüne odaklaşmayı önermektedir.
Müşteri değeri, müşteri tatmini unsurlarına ek olarak rakipler arasından nasıl seçildiğini, seçim kriterlerinin rakiplerinkiler ile kıyaslanmasını ve her kriterin önem derecelerini incelemeye alır.Bir başka deyişle,müşteri için değer yaratma müşterilerin ne istedikleri ve ürünü satın alıp kullandıktan sonra ne elde ettikleri ile ilgili yaklaşımdır. Kısaca,müşteri açısından değer yaratma kavramı, müşterinin ödediği karşılığında beklediğinden fazlasını elde ettiği zamanki durumu ve anlamı içermektedir. Daha doğrusu, ek yararları bir bedel ödetmeden müşterilere sunmaktır.Bir parça da olsa müşterilerin şımartılması ,onlar ne istiyorlarsa onu vermeyi bize öneriyor.Aslında , pazarlama yaklaşımı; uzun dönemki kalıcılıklara ve müşteri ihtiyaçlarına odaklanarak müşteriler için yüksek değerle, kuruluş için ise yüksek ve üstün performans yaratmak için tutkuyla çalışmaya yönelik kültürdür.Bu yaklaşım ve uygulama yeni yılda , müşterilerle yakınlaşmayı sağlayabilecek bir iletişimi ve internet ortamının uygun kullanılmasını daha önemli hale getirecek gibi görünüyor.
Yeni yılda da esen kalın.
ODABAŞI Yavuz, "Müşteri İçin Neden Değer Yaratılmalı?", İş&Güç, S:4, s.18, 01/2006
BUGÜNÜN MÜŞTERİSİNİN NE İSTEDİĞİ, NEDEN HER ÇALIŞANIN BİR SATIŞÇI OLDUĞUNU YA DA OLMASI GEREKTİĞİNİ AÇIKLIYOR.
ÜRÜNÜN ASIL AMACINI YERİNE GETİRMESİ, MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİ SAĞLAMAZ.
SATIŞ SONRASI HİZMETLER, ÖDEMELERİN ALINMASI, HATTA MÜŞTERİYLE GÖRÜŞENİN EN UFAK BİR YÜZ İFADESİ BİLE MÜŞTERİNİN SİZİN ÜRÜNÜNÜZÜ KULLANMAYA DEVAM ETMESİNE ETKİ EDECEKTİR. SATIŞ BİR KERE DEĞİL SÜREKLİ OLMALIDIR.
KISACASI MÜŞTERİNİN ÜRÜNÜ KULLANMAYA BAŞLAMASI OKYANUSU GEÇMEK FAKAT DEVAM ETMEMESİ DEREDE BOĞULMAKTIR.
Comment yazan: HALİL AHMET ŞAHBAZOĞLU — Ekim 13, 2006 @ 10:03 pm
Sevgili Ahnet Bey,
Önerilerinizin hepsine yürekten katılıyorum. Çok güzel yorumlarla buradaki çalışmalara değer katıyorsunuz. Katkılarınızın devamını dilerim. Çok teşekkürler.
Comment yazan: yavuzodabasi — Ekim 30, 2006 @ 12:48 pm
sıze gercekten katılıyorum ve cok guzel paylasım yapmıssınız bunun ıcınde tesekurederım yazınızı gorup belkıde haddım olmayarak bı kac bıseyde ben karalamak ıstedım sımdıye kadar kı tıcarı hayatımdan aldıgım deneyımlerımde ozellıkle tek gordugum ve ınandıgım bısey var oda gelen musterının mennunıyetıdır musterıyı ıkna etmek kolaydır fakat kalıcılıgı saglamak ıcın bazen cogumuzun unuttugu bısey var urunumuzun gercek kalıtesının musterıye dogru bı sekılde yansıtılmamıs olması kı bunu acık bı sekılde musterılerımın anlıycagı ve ınanacagı bı sekılde karsı tarafa aktarıp ıkna edebılırsek eger urunumuz kotu dahı olsa ben gelen musterı bızım ıcın gelıp geıcıcı degıl kalıcı olacaktır ve ben ınanıyorumkı musterı her daım sızın kapınızda olucaktır cunkı sızın durust bırısı oldugunuzu anlıycak sızın onu kandırmıycagınızı ınanıcak ve sızı sonuna kadar guvenıcektır rahatsızlık verdıysem hepınızdende ozurdılerım..
Comment yazan: baris bay — Şubat 13, 2009 @ 1:48 pm